MASAL ŞEHRİ : KARS
Okuyacaklarınız bir öğretmenin Kars anılarını, merakını, gezintilerini kısaca anekdotlarını
içerir. Çok profesyonel bir yazı beklemiyorsanız buyurun başlayalım.
6. Ayı geride bırakmanın
ardından artık Kars’a alışmaya ve bu coğrafya hakkında bilgi sahibi olmaya başladım. Buranın eşsiz bir deneyim olacağından ilk günden itibaren emindim.
Tabii ki daha görülecek, okunacak çok şey var ama şimdilik öğrendiğim ve edindiğim bilgileri, çektiğim fotoğraf ve videoları paylaşmak istiyorum. (Kars reels videosu için tıklayın)
Kars’ı gezip, insanlarla
konuştukça buranın diğer şehirlerden ayıran bir yanı olduğunu düşünmeye başladım. İnsanı içine çeken tarihi dokusu, doğası, farklı kültürleri bir arada
barındırdığı kültür mozaiği, Kars’ı dikkatleri çeken ve görülmeye değer yerlerden biri haline
getiriyor. Hatta bir gezginle sohbetimde" Tüm Türkiye'yi gezin
ama Kars’ı görmediyseniz gezdim demeyin" sözüne de hak veriyorum. Kars’ı
görmediyseniz gezmiş sayılmazsınız. Son zamanlarda popüler
olan Doğu Ekspresiyle de adından çokça söz ettiriyor zaten. Bu da bu şehrin önemli bir destinasyonlardan biri haline gelmesini sağlıyor. Peki gelelim Kars’ı Kars yapan, adından bu kadar çok söz ettiren
özelliğine. Kars’a geldiğinizde kendinizi bir doğu şehrinde değil de size Rusya’nın sokaklarında geziyormuşsunuz gibi hissettiren bir havası var.
Aslında bu havayı hissetmeniz çok normal. Çünkü 1877-1878’de, 93 Harbi
olarak bildiğimiz Osmanlı – Rus Savaşı sonrası şehre hâkim olan
Ruslar, Hollanda'dan getirdikleri mühendislerle 40 yıllık bir süreçte
Kars şehrinde birbirinden güzel yapılar inşa etmişler. Ruslar Baltık Denizi tarafında
uygulanan Baltık Mimarisini Kars’a uygulamışlar. Rus Çarı dönemin mimarlarına Kars’ı
küçük Sen Petersburg yapacaksınız diye emir vererek bu harika eserlerin
yapılmasını istemiş. Ama tabi şimdi ne kadarını gerçekten koruyabiliyoruz tartışılır.
Rusların Baltık Mimarisi
üzerine yoğunlaşması öncesindeki Selçuklu ve Ermeni mimarisi ile de karışınca ortaya nevi şahsına münhasır bir şehircilik anlayışı çıkmış. Ruslar kendi dönemlerinde operadan sağlık hizmetlerine kadar her alanda Baltık rüzgarları estirmiş anlayacağınız. (Bence iyi de yapmışlar. Çünkü şehre farklı bir ahenk katıyor bu
eserler.) Kars merkezinin büyük bir bölümünde günümüzde hala etkisini
görebildiğimiz bu yapılar Cumhuriyet sonrası kamu binaları olarak kullanılmaya başlanmış. Tabi günümüzde şehrin çarpık kentleşme sorunlarından dolayı çirkin binalarına da maruz kalmıyor değiliz.
Kars Şehir Merkezine geldiniz,
Fethiye Camiyi de gördünüz, Ondan sonra siz bir de şehri kaleden izleyin. Kars'ı gözlerinizin önüne serilmiş bir çarşaf gibi göreceksiniz. Tabi bu güzel kalemizin bir de rivayeti var. Şöyle ki;
Rivayete göre kaleye
çıkan kişi 7 sene Kars’ta kalırmış. Bir başka rivayete göre de kaleye çıkıp Kars
vadisini seyreden kişi mutlaka bir gün yine Kars'a gelirmiş. Ben çok çıktım. Bakalım sonumuz ne olacak?
Kars Kalesi hakkında da
kısa bir bilgi verecek olursak;
Merkez Kale, İç Kale veya Stadel olarak adlandırılıyor ve bazı kaynaklara göre 12.yy. da Saltuklular
tarafından yapılmış dense de 10. yy ’a kadar indiği düşünülüyor. 1579 yılında Lala Mustafa Paşa tarafından onarımı yapılırken, dört köşe mermer kitabe bulunmuş ve dış surların kapısına koydurulmuş. Bu kitabeye göre 1152 yılında Sultan
Melik İzzetin emri ile Veziri Firuz Akay tarafından yaptırılmış. Kale, 1386 Yılında Timur tarafından yerle bir edilmesi ardından 1579 da
III. Murat'ın emriyle Lala Mustafa Paşa tarafından yeniden yaptırılmış. Günümüzde de tüm ihtişamıyla Kars Merkezde görülmeye değer. Kaleye önünde uzanan merdivenleri kullanarak çıkabileceğiniz gibi dilerseniz taksiyle de çıkabilirsiniz. :) Kaleye çıkmadan önce de 12 Havariler Kilisesini
görmeyi unutmayın. Hemen kalenin aşağısında zaten. Ermeni- Gürcü Kilisesi
olarak biliniyor. Günümüzde ki adı Kümbet Camii. Doğuda ki Ayasofya olarak geçiyor.
Kars’ta görev yapan bir öğretmen olarak çok güzel bir coğrafyaya sahip olduğumuzu ama şartların burada ki insanlar için ne kadar zor olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. İklimi sert, karın farklı şekillerde yağdığına şahit olduğum bir memleket burası. Ülkemizde de kristal karın yağdığı tek şehirdir Kars. Hatta dünyada da Kars dışında bir tek Alpler de görülüyor. Fotoğrafını da instagram hesabımdan paylaşmıştım. Kar yağarken sanki biri pamuk çuvalını gökyüzünden boşaltıyormuş gibi oluyor. Teşbihte hata olmaz derler.
Kars anılarım, gezilerim için twitter ve instagram hesabımdan paylaşımlarımı takip edebilirsiniz. Kars’a yolunuz düşerse; ki bence mutlaka düşsün. Kesinlikle görülmeye değer… Bu topraklarda, Kars’ta olmaktan büyük mutluluk duyuyorum…
Doğunun incisi, Serhat Şehri Kars’tan sevgilerimle...

Güzel yazı, harika fotoğraflar.
YanıtlaSilElinize sağlık.
Umarım Kars'ta çok mutlu günler gecirir başarılı öğrenciler yetisitirsiniz.. Selamlar
Ferman ö.
Can-ı gönülden teşekkür ederim. Vaktinizi ayırıp okuduğunuz içinde minnettarım.
SilBaşarılarınızın devamını dilerim hocam. Karslı birisi olarak Kars kalesi hakkında bilgi sahibi değildim. Sayfanıza tesadüfen denk geldim ve okudum. Gayet başarılı. Fotoğraflarınız da öyle tabi.
YanıtlaSilSaygılarımla...
Çok teşekkür ederim. Vaktinizi ayırıp okuduğunuz için minnettarım .
Sil