2020 ve KPSS
Krizi nasıl fırsata çevirdim?
2020 Yılının son günlerini yaşıyoruz artık. İllallah ettiğimiz koca bir sene geride kalıyor. Şu bir yıla sığdırdığımız felaketlerin sanırım haddi hesabı yoktur. Salgın hastalıklar, doğal afetler, ekonomik kriz... Hepsi üst üste gelince insanlar 'ne oluyoruz' diye isyan etmeye başladı. Ama sabredin! Astrologlar 2021 ' in Türkiye'nin yılı olacağını söyledi. E bilemeyiz tabi. Ben pek inanmam öyle şeylere ama inanlar için aklınızda bulunsun.
Ben tüm felaketleri bir kenara bırakıyorum. Yazımın asıl kısmına geçiyorum.
Bildiğiniz üzere corona virüs (COVİD-19) sürecinde birçok
ülke de olduğu gibi bizim ülkemizde de sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Birçok
iş yerleri, okullar, dükkânlar kapandı. Dünya'nın yaşadığı en korkunç zamanlardı
desek yalan olmaz. Ben de özel bir okul da çalışıyorum. Tabi okullar kapanınca
uzaktan eğitim süreci başladı. Hazirana kadar yeni bir olayın içine düştük
diyebiliriz ."Okul öncesi kademesinde uzaktan eğitim nasıl olur?" Bu
soruyu alıntılayarak yazıyorum. Çünkü ben de herkes gibi bu olayı bizzat yaşamadan zihnim de canlandıramıyordum. Küçücük çocukları ekranların
başına topladık. Yıllarca ekranlardan uzak tutmaya çalışan bizler yaptık
yine bunu...
Tabi iş yerlerinin kapanması birçok insanı işsiz, aşsız bıraktı. Bazı iş
yerleri çalışanlarına ücretsiz izine çıkmaya zorladı. Aynı şekil de benim de
çalıştığım kurum çalışanlarına yeterli desteği sunmadı. Yıllardır KPSS
hüsranıyla, özel okullar da tabiri caizse süründüğümüz için ben de artık bu
gidişata bir son vermek istedim. Hem iş hem sınavlar aynı an da olmuyor.
Çünkü insanın kafası tüm gün zaten yoğun, bir de KPSS gibi ağır bir süreç
aynı anda yürütülemiyor. Yürütenlere vallahi bravo diyorum.
Mayıs sonun da uzaktan eğitim bitti. Ben de dedim " Hadi Ömür!
Nasıl olsa evdesin. Bak gördün özel de çalışmanın zorluğunu. Mis gibi alt yapın
da var. Sınavlar da eylül ayına ertelendi. Şu 3 ay da ne yapabilirsen yap. Bunu
senin için bir şans olarak düşün. Bu şansı şimdi değerlendiremezsen ne zaman
değerlendireceksin ki? " dedim. Oturdum gece gündüz çalıştım. Yazlığa
giderken de yanımda notlarımı götürdüm. Gittiğim her yere mobil uygulamalar,
testler ne varsa yanıma aldım. Çalışabildiğim kadar çalıştım. Yazın sıcağın da
eve kapanıp ders çalışmak inanın çok zor. Ama 3 ay "sık dişini" dedim
kendime. Sınava kadar moralimi yüksek tuttum. "Bu işte de vardır bir hayır. Krizi fırsata çevir. Okullar kapanmasaydı yaz okulu olacaktı ve
orada çalışmak zorunda kalacaktın. Hiç yoktan şimdi sadece ders çalışıyorsun.
Atanınca rahatlayacaksın." diye diye kendimi zorladım arkadaşlar. Tabi bu
süreçleri benim gibi yaşayan birçok insan vardır elbet. Ama ben sınavdan
çıkınca sonuçlar açıklanıncaya kadar gün saydım. Acaba yüksek puan alır mıyım,
sıralamam nasıl olur? Diye diye 1 ay geçti. Ve o gün geldi... 22 Ekim günü
sabah erken saatler de sonuçlar açıklandı. Topu tam 90 'dan kaleye
gönderdim. Kendi alanım da Türkiye' de ilk 500' e girmişim. Yüksek puan
almayı bırakın derece yapmışım alanımda. O an yaşadığım sevincin tarifi asla
yok. En son üniversiteyi kazandığım yıl yaşamıştım bu sevinci. Başarının tarifi
yok benim için. Bu duyguyu yaşamayı çok seviyorum. Tabi başarı da herkese göre
değişir. Birisinin başarı olarak gördüğü şey başka birisi için normal olabilir
belki. Ama benim için akademik başarı, kendimi güçlü hissettiriyor. Kpss 'de
başarılı olmayı kimi insanlar çok sıradan görebilir. 'Abartmayın canım, ne var
bunda? ' diyebilirsiniz. Ama benim ve benim gibi atanmayı bekleyenler için
inanın bu bir başarı. Tamamlanma hissi. Çünkü bizim ülkemiz de atanmayan
öğretmeni maalesef ki öğretmen olarak görmüyorlar. Göremiyorlar... Bunun
sebeplerini neden böyle düşündüklerini değinmeden geçiyorum. (Sonuçlarını da. ) KPSS' den yüksek almak benim için gerçekten önemliydi. Kendime verdiğim sözü
tutmuş olmamın ve baş koyduğum bir yol da, zaferle çıktığım için o bir hafta
resmen ayaklarım yerden kesilmişti diyebilirim. Sonra zaten alıştım. ☺
İşin özü benim için avantaja çevirdiğim bir süreç oldu. İnsanlar eve
kapanınca sıkıldıklarından dem vurdular ama kendime sıkılmak için bahane
aramadan sonucunda mutlu olmak istediğim şeyi başardığımın hayalini kurarak, bu
zamana geldim. Şimdi artık önüm de, içim de huzurla beklediğim atama sürecim
var.
Bahane üretmeden " Ya zaten ortalıkta salgın var, evden dışarı
çıkamıyoruz, gezemiyoruz... " demeden bu işin üstesinden geldiğimi
düşünüyorum.
Velhasılıkelam,
uygun zamanı yaratmak sizin elinizde. Başarmak için yarın çok geç
olabilir...

Tebrik ederim başarınızı
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim. ❤️
Sil